üye girişi
 
şifremi unuttum
kaydol
sözlükte ara
forumda ara

devrimci sözlük araç çubuğunu yükleyin sitemize daha kolay erişin.

 
Gündem
 

sözlük son eklenenler
· Ozan Deniz Sarıtop - (...) (1)
· Ozan Deniz Sarıtop (1)
· sivilsözlük (1)
· mehmet topuz transferinde ülkücü pazarlı (2)
· (1)
· azad ziya eren (2)
· sisifos söyleni (1)
· Camillo Torres (2)
· Ahmed Arif (3)
· "Kürt Sorunu" (3)

forum son eklenenler
· Müttefikimiz çocuk öldürüyor
· Geç kaldınız gözüm!
· türksağı'ndan ilginç kampanya
· "kandan bayrak"a kadın tepkisi
· 14 yıldır faşizmde değişen bir şey yok
· 19 ocak'ta ne olmuştu?
· 38'den 2007'ye: inkar ve imhaya devam ed
· boğaziçi öğrencileri barış ve kardeşlik
· Aydın Türk kadını Sivilay Abla
· Kendinize göre ‘dizayn’ etti

giriş bekleyen konular
· lula da silva
· ricardo lagos
· michelle bachelet
· salvador allende
· plaza de mayo
· eva peron
· sandinistler
· sandinista
· fulgencio batista
· la historia me absolvera

<tüm giriş bekleyenler>

tavsiye ettiklerimiz

















Devlist || Devlistciler

Devsöz - devrimci sözlük - forum: operasyona hayır, savaşa hayır
forum anasayfa     

operasyona hayır, savaşa hayır
Engin Ardıç,
Akşam Gazetesi
 
Gerçekten hazır mısınız?
 
Kordi Miloviç’i duymuşluğunuz var mıdır, pembe tombul bir operet yıldızıydı, Avusturyalı... Yoksa Cordy Milowitz mi yazmalıyım?

Birinci savaş yıllarında İstanbul’a gelmişti, İstanbul’u kasıp kavurmuştu...

Haspa bir yandan Tepebaşı Tiyatrosu’nda Çingene Baron ve Çardaş Prensesi gibi eserlerde bülbül gibi şakıyordu, bir yandan da, temsilden sonra, Tokatlıyan Oteli’nde yatak çalışmalarına ağırlık vermişti...

İaşe Nazırı Kara Kemal ve levazımcı Topal İsmail Hakkı’nın zengin ettiği İttihatçı bulgur kralları, mercimek kralları, vagon tacirleri de, Miloviç’in kapısında kuyruğa girmişler, karının cıgarasını bin liralık Osmanlı Bankası banknotlarıyla yakar olmuşlardı... Yatağına banknot da döşüyorlar, binlerce lirayı karıya çarşaf yapıyorlardı... Yol yakındı, hemen köşedeki Cercle d’Orient kulübünün kumar masasından kalkacaksın, Galatasaray yönünde elli adım yürüyüp otele dalacaksın. İstersen çıkınca otelin lokantasında yemek de yiyebilirsin, şampanya dahil yüz kuruş.

Aynı günlerde Laleli yangın yerinde ve de Sarayburnu sur dibinde otuz kuruşa erkek çocuk satıyorlardı, açlıktan.

Çocuk satıyorlardı dediysek, evlat edinmek için değil tabii... O çocukların anaları da sokağa düşmüşlerdi, içinden süpürge sapı çıkan yarım okkalık kara tayına... Bunlar genellikle şehit eşleriydi.

(Yaa... Yoksa siz, halkın İttihat ve Terakki’ye gösterdiği derin tepki 2007 yılının işidir mi sanmıştınız?)

Son günlerde çalınan savaş tamtamlarının gürültüsü içinde, Miloviç aklıma geldi, bir kostaklanma da dikkatimi çekti.

Hemen herkes “bedeli neyse ödemeye hazırız” diyor. Kiminin kanı kaynadığı için, kimisi hükümeti batırmak amacıyla.

Futbolda denemeyi pek sevdiğimiz “doldur boşalt” yöntemi gibi, bunun da bir “Irak’a gir, vur, çık” işi olduğunu sanıyorlar.

Uzun soluklu bir serüvene gerçekten hazır mısınız?

Arabanızın deposunu bin liraya dolduracağınız bir serüvene?

Doların beş lira, avronun on lira olduğu, Migros’ta hiçbir ithal tüketim malını bulamayacağınız, gene Amasya’nın elmasına, Anamur’un muzuna kalacağınız bir Türkiye’ye hazırlığınız gerçekten tamam mı? (İşin kötüsü, o durumda Diyarbakır’dan karpuz da gelmeyebilir.)

Karaborsa yapmayacaksınız ama, söz mü? İstifçilik de yapmayacaksınız, tezgâh altından mal satmayacaksınız!

Televizyon orospularına para yedirmeyeceğinizi garanti ediyorsanız, ben varım.

Çünkü, misliyle artarak gelecek olan şehit tabutlarının hiçbirinin içinde, Kuruçeşme gecelerini kasıp kavuran zengin piçleri olmayacak.

Gene köylü çocuklarıdır ölecek olanlar... Aç kalacak olan da işçi ve memur. Sokaklarda sürünecek olanlar, emekliler.

Var mıdır aranızda güneydoğu cephesine gönüllü gidecek, yok canım, vuruşmaya değil, geri hizmette çalışmaya?

“Hayatını küçültmek” deyimiyle küçümsenip geçilen o darlığa gerçekten düşünce yaygarayı basmayacaksınız, söz mü?

Örneğin ücretiniz yarıya inince şarlamayacaksınız, okey?

Var mısınız Tekalif-i Milliye’ye, her evden iki kat don fanila, çorap vermeye? (Kağnıyla mermi taşıtmazlar, korkmayın, o eskidendi.)

“Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda zaten mevcuttur” demişsiniz, demek ki uçak, helikopter, tank, top gerekmiyor...

Ama sıkıntıya girmek şart. Kaçınılmaz.

Kaçmayacaksınız, kaytarmayacaksınız. Yemiyorsa, bedeli her neyse ödemeye hazırız diye efelenmeyiniz. Kostak değilseniz, boşa kostaklanmayınız.

Çünkü o bedeli kendiniz ödemeyecek, gene başkalarına ödeteceksiniz... Bugüne kadar öyle olmamış mıydı?


### 01.11.2007 10:36:08 tarihinde güncellendi

alıntı yaparak cevapla


Sessizlikten bir ses

Genç Siviller
 
24 Ekim 2007
 
Sessizlikten bir ses

Sessizce yasımızı tutamadan, sessizce dualarımızı edemeden siyasi sloganlarınız, intikam isteyen çığlıklarınız, düşmanlığı artıracak ölçüsüz tepkilerinizle yine hamasetin, siyasetin dibine vurdunuz!

Yas tutmayı, vakur durmayı, itidali elden bırakmamayı, sağduyulu davranmayı yine beceremediniz!

Size inanmıyoruz!

Onları gerçekten sevseydiniz, hamaset dolu cümleleriniz samimi olsaydı önce 19 yaşında gençlerin 3 aylık eğitimlerle çatışmalara gönderilmelerine isyan ederdiniz

Onları gerçekten düşünseydiniz, onları hayatlarına gerçekten kıymet verseydiniz bütçeden aslan payını alan silahlı kuvvetlerin bir ay içinde bu kadar büyük kayıplar vermesini sorgular, bu kayıplar için üzerlerine vazife olmayan her konuda açıklama yapan askeri yetkililerden acılı aileler adına hesap sorma cesaretini gösterirdiniz!

Onlar umurunuzda olsaydı, sekiz askerin nasıl olupda kaçıralabildiğini, o askerlerin akıbetleri hakkında yapılan çelişkili açıklamaları, siyasi konularda geceyarısı açıklama yapan askeri yetkililerin saatlerce kamuoyundan bu gerçeği saklamalarını eleştirilebilir, havanda su dövmek yerine sorumluları istifaya çağırma basiretini gösterebilirdiniz!

Daha birkaç ay öncesine kadar göbeğini kaşıyan adamlar diyerek aşağılanan insanların çocuklarına sahiden kıymet verseydiniz, gencecik ölümleri yaşlanmış siyasetlerinize hayat vermek için kullanmaz, onları ölümleri üzerinden siyaseten yaşadığınız yenilginin rövanşını alma peşine düşmezdiniz!

Onların gerçekten "öldü denilmemesi gereken şehitler" olduğuna inansaydınız, Hrant Dink'i öldüren çapulcu katillerle birlikte adlarını anarak aziz hatıralarını rahatsız etmezdiniz.

Onların annelerinin acılarını gerçekten yüreğinizde hissetseydiniz, sınır ötesi operasyon, savaş naraları atarak başka annelerin acıları üzerinden bedeller ödeme yeminleri etmezdiniz.

Gerçekten vatanınızı sevseydiniz, evinize bayrak asarak, sokaklarda taşkınlıklar yaparak, ileri geri konuşarak toplumsal barışımızın köküne kibrit suyu dökmezdiniz!

Gerçekten Türkiyenin menfaatlerini düşünseydiniz, Irak bataklığına bizi çekmeye çalışanların apaçık tahriklerine gelmezdiniz!

Gerçekleri merak etseydiniz, sahiden Türkiye için en iyisini isteseydiniz sivil anayasa tartışılırken, Mecliste barış rüzgarları eserken, sivil siyaset güçlenirken şiddetin neden yeniden yükseldiği sorusuna sahici yanıtlar arardınız!

Gerçekten barış ve çözüm isteseydiniz, iktidarlarını şiddetin ve çatışmaların devam etmesi üzerine kuranların siyasetlerine alet olmazdınız.!

Üzerlerinde asker kostümleri olan gencecik siviller öldü yine. Daha hayata tam başlayamadan.

Şimdi Susun! Yasımızı tutalım


### 01.11.2007 10:45:02 tarihinde güncellendi

alıntı yaparak cevapla


 1  
 

bu site en iyi  opera web browser ile 1024*768 çözünürlükte görüntülenmektedir